Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------  
 

OBEZİTENİN NEDENLERİ

 


İnsan vücudu işlevlerini sürdürebilmek için gerekli enerjiyi dışarıdan, yediğimiz besinlerle karşılamak durumundadır. Besinlerle gereğinden fazla enerji alındığında ya da enerjinin gereği kadar harcanmaması durumunda , vücut fazlasını depolamaya başlar.

Üç ana besin kaynağı vardır

Protein (et, yumurta, süt vb.)

Karbonhidrat (şeker, un, sebze ve meyve vb.)

Yağ (katı, sıvı, hayvansal yağlar, zeytin, fındık, soya, kakao vb.)


     Proteinler, vücudun yapı taşlarıdır ve mutlaka alınması gerekir.
      Karbonhidratlar, vücudun en çabuk enerji sağladığı besin grubudur. Bu besinlerden alınan enerji, vücudun tüm işlevlerinde kullanılır ve çok çabuk tüketilir. Ancak çok fazla alındığında depolanır.
      Yağlar ise, yine organizmanın bazı işlevleri için gereken ama sıklıkla gereksinimden çok daha fazla alınan, hem fazla kalori içeren hem de çok zor sindirilip yakılabildiği için, kolaylıkla depolanabilen besinlerdir.
      Bu besinlerden gereksinimden daha fazla enerji, yani kalori alınmışsa, süratle depolanmaya başlar. Depolama sıklıkla yağlarla yapılır. Bu da, obeziteye yani şişmanlığa giden yolu açar.

Alınan enerji nasıl harcanır?
Vücut enerjiyi üç yolla harcar;

Bazal metabolik olaylar

Fiziksel aktivite

Termojenik aktivite

     Bazal metabolik olaylar, vücudun sürekli gerçekleştirdiği ancak dışarıdan görülemeyen aktivitelerdir. Örneğin kalbin çalışması, damarların sürekli daralıp gevşemesi, mide ve barsakların sindirim hareketleri, solunum sisteminin oksijen sağlamak için yürüttüğü işlevler, böbrek ve üreme sisteminin faaliyetleri bazal metabolizmaya örnek olarak gösterilebilir. Bunlar, bazen küçük değişiklikler olsa da, sıklıkla aynı miktarda enerji harcayan işlevlerdir. Günlük enerji tüketiminin %70'ini bazal metabolizma oluşturur.
      Fiziksel aktivite, 24 saat boyunca bilinçli olarak yapılan tüm hareketlerdir. Oturup kalkmak, yürümek, koşmak, gülmek, yemek yemek, spor yapmak, yüzmek, bisiklete binmek örnek olarak gösterilebilir. Günlük enerji tüketiminin %20'sini normal fiziksel aktivite oluşturur. Normalin üzerinde hareket edilirse enerji tüketimi artar.
      Termojenik aktivite, alınan besinleri yakarken oluşan ısı ve bunun için harcanan enerjidir. Günlük enerji tüketiminin %10'unu termojenik aktivite oluşturur. Önemli nokta, alınan besinlerin birbirinden farklı termojenik aktivite oluşturmasıdır. Katı besinler sıvılardan, karbonhidratlar yağlardan, fruktoz glukozdan ve doymamış yağlar doymuş yağlardan daha fazla ısı oluştururlar. Yani bu besinler tercih edildiğinde daha fazla enerji harcanır.
      Bu üç başlık, vücudun harcadığı enerji miktarını belirler. Bunlardan değiştirilmesi en güç olanı bazal metabolik olaylardır. Bu kişiden kişiye farklılık gösterebilir ve kalıtım ile ilişkilidir.
      Genetik olarak şişmanlığa eğilimi olanlarda bazal metabolik hızda değişiklikler olabilir. Yani, obezitenin genetik bir boyutu söz konusudur.
      Genetik etkilerin yanında, çevresel faktörler de obezitenin oluşumunda rol oynar. Sosyal, kültürel, dinsel farklılıklar, bunların etkisinde gelişen yeme alışkanlıkları, hareketlilik derecesi ve kişilik yapısına olan etkiler, bu süreçte rol oynadığı düşünülen faktörlerdir.
      Ayrıca, hareketsiz yaşam tarzı da obezite oluşumunda çok önemli bir etkendir. Enerji harcamasını artıracak en kolay yol, fiziksel aktivitenin artırılmasıdır. Fiziksel aktivite ne kadar çok olursa, o kadar çok enerji yakılır ve kilo verilir.
      Sonuç olarak obezite, besinlerle alınan enerji miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen enerji miktarını aştığı durumda ortaya çıkar.

 

 

                                                     OBEZiTE (ŞİŞMANLIK)
            Tüm dünyada hızla artan bir hastalıktır ve

    • Diyabet,
    • Hipertansiyon,
    • Hiperlipidemi (kolesterol, trigliserid yüksekliği),
    • Kalp ve damar hastalıkları,
    • Kolon (kalın bağırsak) ve endometrium kanseri,
    • İnme (felç),
    • Depresyon,
    • Dispne,
    • Uyku apnesi,
    • Safra kesesi taşı,
    • Kısırlık,
    • Hirşutizm (tüylenme) gibi bi çok hastalığa yol açmaktadır.Tedavi ve takibinin mutlaka doktor kontrolünde yapılması gereken bir hastalıktır. Doktor kontrolünde yapılmayan bilinçsiz diyet ve tedaviler ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

     

    OBEZİ VE INTRAGASTRIK BALON UYGULANMASİ
    Obezite, enerji dengesinin bozulması sonucunda aşırı kilo alımıdır.
    Yaşla fizik aktivitenin ve spor faaliyetlerinin azalması, sürekli evde oturma ve televizyon seyretme eğilimleri yanında düzensiz gıda alınması, öğün aralarında atıştırmalar, sık-sık enerjiden zengin gıda ve içeceklerin tüketilmesi özellikle yağ içeriği zengin gıdalar ve alkol alınması gibi değişiklikler obeziteye neden olmaktadır. Emosyonel stres, depresyon ve mental hastalıklar yeme alışkanlığını olumsuz yönde etkilemektedir.
    Hipotiroidizm, Cushing Sendromu, Tip 2 Diabet, Hipotalamik tümörler obezite nedenleridir.
    Obeziteye bağlı olarak; Hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, safra taşı, uyku apne sendromu, eklem kireçlenmesi, psikolojik bozukluklar, kanser rastlanma oranında artış görülebilir.

    INTRAGASTRIK BALON UYGULAMASI Endikasyonlar

    • 18-60 yaş arası. Vücut Kitle İndeksi (VKI) >35
    • VKI 30-35 olup, yandaş hastalıkların bulunması (hiper-tansiyon, iskemik kalp hastalığı, DM, uyku apne sendromu, eklem rahatsızlıkları)
    • Elektif obezite cerrahisi için yüksek risk taşıyan süper morbid obez has­talarda (VKI>50), anti obezite cerrahi tedavi öncesi

      Kontraendikasyonlar

    • Gastrik ülser,Vücut Kitle İndeksi (VKI)<35 .Geniş hiatal herni, Özofagus ve mide anomalisi

    • Gebelik

    • Aspirin ve antikoagülan kullanımı

     

    IGB Uygulama Prosedürü
    - Tüm hastalara işlemden 12 saat önce aç kalmaları istenir ve işlemden önce damar yolu açılarak dormicum ile sedasyon sağlanır
    - IGB uygulamasından önce gastroskopi yapılarak, üst   gastrointestinal   sistem   değerlendirilir

    - Kontraendikasyon yoksa balon xylocaine jelle kayganlaştırılarak, ymuşakçazofagustan mideye doğru itilir

    - Balon midede iken endoskopi ile bakılır ve balonun alt özofagus kavitesinin altında olduğundan emin olunur

    - IGB içerisindeki tel  gayt çıkartılır ve balon %0.9 NaCI içerisine  metilen   mavisi konarak minimum 400 cc, maksimum 700 cc ile şişirilir

    - Şişirilmiş balondaki vakum sistemi çekilerek balonun mide   içerisinde  serbest kalması sağlanır ve işlem tamamlanır.

İletişim Bilgileri

Gsm: 0537 573 33 11 Fax:212 635 08 40

Tüm Hakları suBRosa A.Ş' ye Aittir.