Prof. Dr. Hakan Kaynak
Horlamanın nedeni nedir?
Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürüitü biçimindeki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptin.
I.Dil ve boğaz kaslan gerginliğinin azalması nedeniyle gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol ya da ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar: Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir
- Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması nedeniyle büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir
- Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır: Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur
- Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır Bu vakum boğazda kolabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker Böylelikle burun açık iken horiamayan kişide horlama görülmeye başlar Bu durum neden bazı insanların sadece alerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir.
Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.
Horlama Ciddi Bir Sorun Mudur?
Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamını da ciddi bir şekilde tehdit eder Horlayan kişi alay konusu olur Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur.
Tıbbi olarak evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır Aşın horlayan kişilerde yüksek tansiyon, horiamayan kişilere göre daha sık görülür Horlamanın en ağır formu "tıkayıcı tipte horlama hastalığı'dır. "Uyku apnesi" diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir Bu sırada solunum tam durmuştun
10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7'den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eden Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir Apneli (nefesi kesilen) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşın oranda düşen Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşin Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldun Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir Araba kullanırken ya da iş başında uyuklamalar.
Horlama Tedavisinde Yeni Yöntem Pillar İmplant
Horlama ve uyku apnesi tedavisinde pillar impiant yöntemi hafif ve orta dereceli olanların da oldukça etkili bir yöntemdir İşlemde damağın sertleşmesine sebep olan implant hastanın yumuşak damağında açılan üç minik delik ile yerleştirilin İmpiant malzemesi yumuşak polyester materyallerden yapılmıştır ve dokuyla uyumludur Pillar yöntemi tek defah kısa ofiste uygulanabilir ve sınırlı uyuşturma ile lokal olarak yapılabilmektedir ve tersine çevrilebilir bir yöntemdir UPP ve LAUP gibi tedavi yöntemleri değişken başarı oranlıdır Genel anestezi altında uygulandıklarından risk oranını yükseltmektedir, ciddi operasyon sonrası ağrılara ve istenmeyen yan etkenlere neden olmaktadır Pillar implant güvenli etkili tek seferli ciddi bir tedavi alternatifidir Impiantlar 2 mm. kalınlığında 18 mm. uzunluğunda materyallerdir. İstenildiğinde basitçe tekrar çıkarılabilir.
PİLLAR İMPLANT NASIL UYGULANIR?
işlem muayenehane koşullarında yapılabilen, basit, neredeyse ağrısız, yaklaşık 15 dakika süren kısa bir girişimdir Damağın lokal anestezi ile uyuşturulması sonrası 3 adet küçük implant özel biralet yardımıyla damağa yerleştirilir. İşlem sonrası hastaların çoğu aynı gün işine devam edebilirler
Bu yöntemin en önemli üstünlüğü; kimyasal ajanlar içermemesi, ısıtma ve doku çıkartılması erektirmemesidir Bu nedenle hastalara minimal rahatsızlık verir Bir çok hasta ayn ün normal diyetine ve günlük aktivitelerine seri dönebiimektedir.
İŞLEMİN MALİYETİ DİĞER TEDAVİ YÖNTEMLERİNE GÖRE NASILDIR?
Muayenehane koşullarında yapılabilen basit bir girişim olan piliar implant uygulamasının maliyeti diğer yöntemlerden daha ucuzdur.
Kullanılan implantlann özelliği nedir?
Yaklaşık 8 mm. uzunluğunda, 2 mm. genişliğinde polyesterden yapılmış, yıllardır implant olarak çeşitli yerlerde kullanılan FDA onaylı bir materyaldir.
Impiantlar damakta ne kadar kalırlar?
Yerleştirilen implantlar vücutla uyumlu oldukları için ömür boyu kalırlar ve hiçbir sorun çıkarmazlar.
Normal erişkin insanların en az %45!i zaman zaman, %25'i sürekli olarak horlamaktadır.
Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar,
A.B.D.'de 300'den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlarıdır. (Sırt üstü yatarken horlama, daha çok artan)

|
Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır.
HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNE SENDROMU
Horlama, tıkanmaya yatkın bir havayolunun belirtisidir. Gerçekte, horlama sesi, daralmış hava yollarında vücudun fazlasıyla çaba harcayarak nejes almaya çalışmasından kaynaklanmaktadır. Horlama her zaman masum değildir, bazen yaşamı bile tehdit edebilen "uyku apnesi" denilen tehlikeli bir hastalığın belirtisi olabilir.
"Apne" Yunanca 'da "nefessizlik" anlamına gelir. "Obstrüktif Uyku Apne Sendromu" uyku sırasında tekrar tekrar nefes durmaları ile karakterize bir hastalıktır.
Nefes durmaları sırasında kandaki oksijen düzeyi azalır ve her apnenin ardından saniyeler süren kısa bir uyanıklık dönemi olur. Apneler gece boyunca onlarca defa tekrarlayabilir. Bu şekilde her gece onlarca hatta yüzlerce defa uyanan uyku apneli hastalar sık uyku bölünmeleri nedeniyle dinlendirici derin uyku evrelerine geçemezler. Ertesi sabah yorgun uyanırlar.
Şiddetli horlama, "obstrüktif uyku apne sendromu"nun en sık görülen belirtilerinden biridir. Horlama bazen komşuların duyabileceği şiddette olabilir. Horlamanın kısa aralıklarla kesilmesi apnelerin varlığını gösterir. Sabahları yorgun uyanma, ağız kuruluğu, baş ağrısı, gündüz aşın uyku hali, kilo alma, depresyon, unutkanlık, dikkat eksikliği, kolay sinirlenme, iş veriminde azalma, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık görülebilir.
Obstrüktif uyku apne sendromu ve horlaması olan kişilerde uzun dönemde yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği, kalpte ritim bozuklukları, felç ve ani ölüm riskinin arttığı saptanmıştır. Obstrüktif uyku apne sendromu olan olguLarda, direksiyon başında veya iş yerinde uyuklama, dikkat dağınıklığı nedeniyle trafik ve iş kazalarında önemli artış gözlemlenmektedir.
Hastalık Nasıl Tanınır?
Uykuda solunum bozukluklarının tanısı "polisomnografi" adı verilen bir uyku testi ile konur. Polisomnografi ile uyku evreleri, uyku sırasında kaç kez nefes durması olduğu ve uykunun nasıl etkilendiği, yine uykuyu bölen diğer durumlar (periyodik bacak hareketi sendromu gibi] tespit edilir. Bir gecelik uyku kaydının ardından konuyla ilgili doktorlarınız testi yorumlar, apneleriniz varsa şiddetine göre en uygun tedavinin ne olduğunu size açıklar. Ayrıca tedavi planından önce hastaların mutlaka Kulak Burun Boğaz uzman hekimi tarafından değerlendirilmesi, endoskopi ve polisomnografi sonuçlarına göre uygun tedavinin planlanması gerekmektedir.
Tedavide Neler Yapılabilir?
Obstrüktif uyku-apne sendromunun tedavisi, hastanın yasam stili ve hastalığın ağırlığı göz önüne alınarak belirlenir. Tüm hastalar kilo vermeye, uyumadan önce uyku ilacı veya alkol almamaya teşvik edilir. Tedavi tıkanıklığa yol açan nedenin ortadan kaldırılmasıyla sağlanır.
CPAP (Devamlı pozitif basınçlı hava) adı verilen hava kompresörler en etkili tedavi yöntemlerinden biridir. Ameliyatlı yöntemlerle üst solunum yollarındaki tıkanıklığa yol açan yerler düzeltilebilmekte ve ameliyatsız radyo frekans yöntemi ile de aynı tıkanıklıklar buharlaştırılarak toparlanabilmektedir.