Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

EPİLEPSİ TEDAVİSİNDE İLAÇ KULLANIMI

 

 

 

Epilepsi (sara hastalığı) nedir?
Sara ya da tıpta kullanılan adıyla epilepsi hastalığının başlıca belirtisi tekrarlayan nöbetlerdir. Bu nöbetler her yaşta ve her cinsiyette görülebilir.

Epilepside (sara hastalığında) nöbetler niye oluşur?
sara ya da epilepsi nöbeti, basitleştirilmiş şekliyle beyin fonksiyonlarında kısa süreli bozukluğa bağlıdır. Nöbetler, beyin hücrelerinde geçici, anormal elektrik sinyali yayılması sonucu ortaya çıkar.

Epilepsinin (Sara Hastalığının) Nedeni Biliniyor mu?
Beyine ait gelişim bozuklukları, tümörler, beyin kanaması, beyinde hasara neden olabilecek enfeksiyonlar, kafa travmaları, yaşlılıkta ortaya çıkan Alzheimer hastalığı (bunama), inme gibi durumlar sara hastalığının ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca bazı epilepsilerin ailevi geçişli olduğu bilinmektedir. Bazılarında ise neden saptanamamaktadır.

Epilepside Farklı Türde Nöbetler Olabilir mi?
Epilepsi nöbetleri tek tip değildir, bir çok değişik çeşidi bulunmaktadır. Nöbetler başlıca iki tiptedir: Parsiyel (yani beyinde belirli bir bölgeden başlayanlar] ve jeneralize (belirli bir odağı bulunmayan, beyinde yaygın olarak başlayanlar). Jeneralize nöbetlerde bilinç kaybı olurken parsiyel nöbetlerde bilinç kaybı olmayabilir. Basit bir göz kırpması, ağız seyirmesi' bile bir nöbet olabilir.

Epilepsinin Tanısı Nasıl Konur?
Sara hastalığının tanısı hastanın geçmişi ile ilgili bilgiler, nöbetlerinin özellikleri, ailesindeki hastalıklar gibi konuları içeren ayrıntılı bir sorgulama ile konur.
Elektroensefalografi (EEG) gibi yöntemler tanıya yardımcı olur. EEG, beynin çalışması ve epilepside ortaya çıkan anormal elektrik sinyalleri hakkında bilgi verir.Epilepsinin nedeninin belirlenmesi amacıyla manyetik rezonans incelemesi (MR] ve çeşitli kan tetkikleri de yapılır.

EEG İncelemesi Normal Bulunan Kişiler Epilepsi Olabilir mi?
Normal EEG, kişinin sara hastası olmadığını göstermez ve anormal EEG'de her zaman epilepsi demek değildir. EEG sonuçlarının mutlaka uzman bir kişi tarafından yorumlanması gerekir. EEG kısa süreli bir inceleme olduğundan çekim sırasında herhangi bir bozukluk ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle, hem tanıya yardımcı olmak amacı ile hem de tedaviye cevabı değerlendirmek için tekrarlayan   EEG   çekimleri   yapılabilir.

Epilepsi Hastalığı Tedavi Edilebilir mi?
Evet, sara tedavi edilebilen bir hastalıktır.  Buradaki en önemli amaç nöbetlerin durdurulmasıdır.
Tedavide çeşitli ilaçlar kullanılır, bu ilaçlar hastaların çoğunda nöbetleri başarıyla kontrol eder. Çeşitli ilaçlara rağmen nöbetleri devam eden hastalar, tedaviye dirençli kabul edilir. Bu hastalar için ilaç geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde sürmektedir. Ayrıca uygun hastalarda, cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar da alınmaktadır.

Epilepsi Tedavisinin Özelliği Nedir?
Tedavide en önemli nokta, hastanın ilaçlarını düzenli kullanması ve kontrole gelmesidir. İlaçlar doktorun önerdiği şekilde ve doktor tarafından kesilinceye kadar (genellikle yıllar boyunca] aralıksız olarak kullanılmalıdır. Hastanın nöbet sıktığında değişiklik olması, ilaçlarını kullanamaması, başka sağlık problemleri yaşaması ve her ilaç tedavisinde olabilecek bazı yan etkilerle karşılaşması durumunda hemen doktoruna başvurması Önerilir.

Epilepsi beyin hücrelerinin (yani nöronların) işlevlerinde aniden ortaya çıkan ve kısa süreli değişiklikler yaratan nörolojik bir hastalıktır. Beyin hücreleri düzgün çalışmadığı zaman, bilinçte, hareketlerde ve o sırada yapılan işlerde de kısa süreli bozulmalar olur. Bu kısa süreli bozukluklara nöbet denir. Epilepsi bazen nöbet hastalığı diye de adlandırılır. Bu hastalık dünyanın her yerinde her yaş, ulus ve ırktan insanlarda görülebilir.

Epilepsi genellikle hangi yaşta başlar?
Yaşamın herhangi bir döneminde, yani her yaşta başlayabilir. En sıklıkla 65 yaş üzeri olan kişilerde ve yaşamın ilk 1-2 yılı içerisinde görülür.

Kaç kişide bu hastalık var?
Nüfusun yaklaşık %1'inde epilepsi görülür. Ülkemizde yaklaşık olarak 700.000 kişide epilepsi vardır.

Epilepsinin sebebi nedir?

Hastaların %70'inden fazlasında, epilepsinin sebebi buluna­maz. Bulunabilenlerde sebepler arasında kafa yaralanmaları, inme, beyin tümörü, genetik durumlar (tuberoz skleroz gibi), kurşun zehirlenmesi, menenjit veya ensefalit gibi beyni etkileyen hastalıklar, ağır geçirilmiş kızamık hastalığı ve doğum öncesinde anne karnındayken beynin gelişmesinde ortaya çıkan aksaklıklar yer alır.

Epilepsinin ortaya çıkması engellenebilir mi?
Kafa yaralanması riskinin azaltılmasıyla ya da nöbet ortaya çıkaran bazı hastalıklara karşı aşıların geliştirilmesiyle epilepsi engellenebilir. Ancak bu konuda henüz yeterli bir gelişim yokur. Örneğin: Arabayla yolculukta emniyet kemeri, motosiklet kullanırken kask kullanılması riskin azaltılmasıdır.

Hiçbir zaman bulaşıcı değildir.

Bazı epilepsi tipleri kesin olarak kalıtımla (irsiyetle) ilgilidir ama genellikle ailesinde hiç kimsede epilepsi öyküsü bulunmayanlarda bu hastalık ortaya çıkmaktadır. Bu durum şöyle açıklanabilir: Aslında bir çok kişide az çok epilepsiye yatkınlık hali bulunmaktadır ama insanların çoğunda beyin zedelenmesine yol açacak bir durum ortaya çıkmadıkça epilepsi oluşmaz. Annesi ya da babası epilepsili olan bir çocukta epilepsinin ortaya çıkma ihtimali, anne-babası epilepsili olmayanlara göre biraz daha fazladır ama yine de böyle bir çocukta epilepsi oluşmama ihtimali çok daha yüksektir.

Epilepsi nöbetinin sebebi nedir?
Vücudumuzun kontrol merkezi beynimizdir. Hücreler arasındaki elektrik sinyalleri beynin ve vücudun düzgün çalışmasını sağlar. Hücreler, elektrik akımını otomatik olarak açıp kapatan elektrik düğmeleri gibi çalışır; ama zaman zaman hücrelerin bazıları sanki düğme açık kalmış gibi sürekli olarak elektrik akımı gönderir. Bu sürekli akım komşu hücrelere, beynin başka bölümlerine, hatta tüm beyne yayılabilir. Aşırı elektrik yükü bilincimizi bozar, etrafımızı tanımaz hale gelebiliriz, baktığımız şeyler farklı görünebilir veya bilinçsizce, istemeden ve otomatik bir şekilde davranabiliriz. Bazen de vücutta kasılmalar ortaya çıkar. Nöbet genellikle kısa sürer (saniyeler ya da dakikalar) ve beyin hücrelerinin faaliyeti normale döndüğü zaman kendiliğinden biter.

Epilepsi hastalarında görülen nöbetler nasıldır?
Nöbetlerin birçok çeşidi vardır.
Jeneralize tonik klonik nöbetler (grand mal nöbet veya konvülsiyon olarak da adlandırılır) en çok bilinen ve dikkat çekenidir. Beynin her yanı birden ani olarak aşırı elektrik akımından etkilendiği zaman ortaya çıkar. Bu nöbet genellikle soluğun akciğerden aniden çıkmaya zorlanmasının yarattığı bir çığlık sesiyle başlar. Hasta bilincini kaybetmiş bir şekilde yere düşer, vücudu katılaşır ve sonra atmaya, seyirmeye başlar, o sırada dilini ısırabilir, ağzından köpük gelir, solunumu hafifler, hatta bir süre durursa morarma görülür. Atma, sıçrama hareketleri giderek yavaşlar ve nöbet 1-2 dakika içinde kendiliğinden durur. Nöbet sırasında bazen idrar ya da dışkı kaçırıldığı da olur. Hastanın bilinci yerine gelse de bir sure sersemlik halı ya da uyuklama devam eder. Bazı hastalarda bu toparlama süresi çok hızlıdır, bunlar hemen normal günlük işlerine geri dönebilirler. Jeneralize tonik klonik nöbetin süresi uzarsa ya da nöbet sırasında hasta düşüp bir yerinde yaralanma olursa mutlaka bir hastaneye başvurulmalıdır.

Absans nöbetleri (petit mal ya da dalma nöbeti de denir) ayakta rüya görmek ya da boşluğa bakmak gibidir. Bu nöbetler aniden başlar, birkaç saniye sürer, gene aniden biter, çoğunlukla çocuklarda görülür. Bu şekilde nöbeti olan bir çocuğun birkaç saniye boyunca çevresiyle bağlantısı kesilir, olup bitenlerin farkına varmaz ama çok kısa süre içinde tam olarak kendisine gelir. Bu "küçük" nöbetler o kadar hızla olup geçer ki, hem çocuk, hem de çoğunlukla çevresindekiler bile bu nöbetlere dikkat etmezler. Bu nöbetlerde bazen göz kırpıştırma, çiğneme, baş çevirme ya da el sallama gibi hareketler de görülür.

Atonik nöbetler aniden yere düşmelere sebep olan nöbetlerdir. Miyoklonik nöbetlerde kollar, bacaklar ve gövdede şiddetli olabilen atma, sıçrama hareketleri olur. İnfantil spazm denen nöbetler ise bebeklerde görülür; başın düşmesi ve gövdenin kasılması şeklindedir.

Yukarıda tanımlanan nöbetler beynin her tarafının birden etkilenmesinden doğar. Bazı nöbetler ise beynin sadece bir bölümünden kaynaklandığı için bunlara parsiyel (kısmi) nöbetler denir.

Basit parsiyel nöbetler bilinçte bozulma olmadan bazı duyum, hareket veya duygu değişiklikleri olmasıdır. Bazen hareket vücudun bir parçasından başlayıp yavaşça vücudun bir yarısına, yani sağ ya da sol tarafının tamamına doğru yavaşça ilerler. Bu nöbetlerde bakılan şeyler garip şekillerde görünebilir veya nöbeti geçiren kişi aslında orada var olmayan insanlar ya da nesneler görebilir. Tuhaf sesler duyabilir veya kişi o sırada olan biten olayları sanki daha önce de yaşamış olduğu duygusuna kapılabilir (deja vu). Bazen de kişi vücudunun sağ ya da sol tarafında garip duyumlar hissedebilir. Yaşayan kişiye korkutucu gelebilen bütün bu bozuklukların sebebi beynin hareketi, görmeyi, işitmeyi, belleği ya da duyumsamayı kontrol eden bölgelerinde ortaya çıkan nöbet aktivitesidir.

Kompleks parsiyel nöbetler (bunlara bazen psikomotor nöbet ya da temporal lob nöbetleri de denir) kişinin çevreden haberdar olma halini, yani bilinci bozar. Kompleks parsiyel nöbet geçiren kişi gözü açık rüya halindeymiş gibi görünür ve kontrol edemediği bazı hareketler yapar. Bu hareketler kişiden kişiye değişse de bir hasta, geçirdiği her nöbette birbirine benzeyen hareketleri tekrarlar. Bu tür nöbetler bir uyarı vererek başlayabilir. Bu uyarı tuhaf bir his, sebepsiz bir korku duyma, midede aniden oluşan bir rahatsızlık ya da o sırada orada olmayan şeyleri görmek veya duymak olabilir. Hasta bu tip nöbet sırasında boşluğa bakar gibidir, sanki ağzında bir şey çiğniyormuş gibi hareketler yapabilir, elleriyle elbisesini, giysilerini çekiştirebilir, yerinden kalkıp yürüyüp gidebilir. Böyle bir nöbeti geçiren hasta etrafından tam olarak haberdar olmadığı halde, kendisine sakin ve dostça bir sesle söylenen basit emirleri yerine getirebilir. Bazen nöbetler sırasında bağırmak, çığlık atmak, ağlamak, kahkaha atmak, soyunmak veya koşmak gibi çok daha dramatik ve başa çıkılması zor davranışlar da ortaya çıkabilir.

Bu nöbetlerin çoğu en fazla 1-2 dakika sürer ama bilincin tam olarak yerine gelmesi ve hastanın tekrar etrafın farkında olmaya başlaması daha uzun sürebilir.

Hem basit, hem de kompleks parsiyel nöbetlerde, etkilenen beyin hücrelerinin sayısının artmasıyla nöbet yayılıp ikincil olarak jeneralize tonik klonik (grand mal) hale gelebilir.

Aura nedir ?
Aura, hastayı daha şiddetli bir nöbetin başlamak üzere olduğu konusunda uyaran bir histir; daha doğrusu bir nöbetin henüz beynin başka bölgelerine yayılmamış başlangıç halidir. Aura bir korku hissi, iyi tarif edilemeyen bir rahatsızlık ya da garip bir korku, tad olabilir. Bu uyarıyı fark eden kişinin auranın arkasından gelebilecek büyük nöbetin tehlikelerinden kaçınacak zamanı olur. Bazen de auranın arkasından büyük nöbet gelmez, sadece aura olup geçer.

Nöbetler beynin zedelenmesine yol açar mı?
Çok uzun süren nöbetler hariç, ortalama nöbetler yıllarca çok sayıda geçilirse bile zekada ve algılamada belirgin bir değişiklik yaratmaz.

Nadir olmakla birlikte böyle bir risk vardır. Hasta yüzerken, araba kullanırken ya da yüksek bir yerdeyken nöbet geçirirse kazaya bağlı ölüm ortaya çıkar. Nadiren, nöbet sırasında solunum yolunun kapanması ya da nöbetin yarattığı stres sırasında kalp krizi geçirilmesiyle ölüm olur. Nöbetlerin durdurulamayan bir şekilde arka arkaya gelmesi ve bu durumun hastane şartlarında tedavi edilmemesi de ölümle sonuçlanabilir.

Epilepsisi olan biri nöbet geçirdiği sırada başka birim zarar verebilir mi?
Nöbet sırasında hasta kendinde olmadığı için planlanmış bir saldırıda bulunamaz; bununla birlikte nöbet sırasında otomatik olarak yaptığı hareketler kısıtlanır ve sımsıkı tutulursa içgüdüsel olarak kurtulmaya çalışıp kendisini tutana vurabilir.

Ateşli havaleler epilepsiye dönüşür mü bunlar da epilepsi midir?

Ateşin tetiklediği havale geçiren bebek ya da çocukların pek çoğunda bu durum epilepsiye dönüşmez.
Aslında epilepside ilk yardım çok basittir; nöbet kendiliğinden sonlanacağı için yardım bu süre içinde hastayı güvende tutmaktan ibarettir.

Nöbet sırasında aklında tutulması gerekenler :
- Sakin olun ve etrafta olup yaklaşan diğer insanları da sakinleştirmeye çalışın.
- Nöbet geçiren kişinin hareketlerini engellemeye çalışmayın
-Nöbetin ne kadar sürdüğüne dikkat edin.
-Hastanın etrafında kesici, sivri köşeli eşyalar varsa onları uzaklaştırın.
-Boynunda kravat ya da sıkı yakalı bir giysi varsa nefes almasını zorlaştıracağı için gevşetin.
- Başının altına düz ve yumuşak bir şey, örneğin katlanmış bir ceket yerleştirin.
- Hastayı yavaşça bir yana doğru döndürün, böylece solunum yolu açık kalacaktır. Ağzını zorla açmak için parmağınızı ya da kaşık gibi sert bir şey kullanmayın, çünkü dişlerine veya çenesine zarar verebilirsiniz.
- Yapay solunum yaptırmaya çalışmayın; nöbet sonlandıktan sonra hastanın kendi solunumunun geri dönmemesi çok nadir bir durumdur.
- Nöbet kendiliğinden bitinceye kadar hastanın yanında kalın.
-Hasta kendine gelirken onunla arkadaşça ve kendini güvende hissedeceği şekilde konuşun.
- Eğer kendine geldiği halde hala şaşkın ve kendini idare edemeyecek haldeyse evine gidebilmesi için bir taksi, arkadaşını ya da akrabasını çağırmayı teklif edin.

Ambulans çağırmak gerekir mi?
Nöbet 5 dakikadan fazla sürdüyse, nöbet biter bitmez daha hasta kendine gelmeden tekrar nöbet başladıysa ya da vücuttaki atma hareketleri bittiği halde hasta uyanamadıysa ambulans çağırmak gerekir. Nöbet geçiren kişi yaralanmışsa, hamileyse ya da şeker hastalığı varsa da ambulans çağırmak gerekir.

Diğer tipteki nöbetlerden birini geçiren bir hastaya nasıl yardımcı olunur?
Eğer hasta sadece haraketsiz bir şekilde boşluğa bakıyorsa ya da kol ve bacaklarında kısa süren hafif titremeler varsa hiç bir şey yapmak gerekmez. Eğer şaşkın davranıyor ve otomatik davranışlar yapıyorsa aşağıdaki gibi davranılmalıdır:
- Hastayı dikkatle izleyin ve yanına gelmiş olanlara bu şaşkınlık halinin ve garip davranışlarının sarhoşluktan ya da uyuşturucu kullanmış olmaktan kaynaklanmadığını anlatın.
-  Hastayla sakin bir sesle ve arkadaşça konuşun.
- Hastayı dik merdivenler, yoğun trafiği olan bir cadde ya da sıcak fırın gibi tehlikeli yerlerden uzak tutun ama çok sıkı tutarak hareketlerini kısıtlamaya çalışmayın, çünkü içgüdüsel olarak sizinle mücadele etmeye kalkışıp sert ve ani hareketler yapabilir.
- Bilinci tamemen yerine gelinceye kadar yanında kalın ve eve dönmesine yardımcı olmaya çalışın.

Epilepsinin Tanısı

Tıbbi Geçmişiniz

Geçirdiğiniz nöbetlerle ilgili olarak doktorunuza en önemli bilgiyi siz ve yakınlarınız verebilirsiniz. Birden fazla nöbet çeşidiniz varsa her tip nöbetin ayrı ayrı tarif edilmesi gerekir. Nöbet sırasında size ne olduğunun farkında değilseniz doktora sizi nöbet geçirirken gören bir yakınınızla birlikte gidin ya da ondan ayrıntılı bir tanımlama yazmasını isteyin.
Bazen kısa süreli tuhaf hisler yaşıyorsanız, doktorunuza bunları da anlatın, çünkü bu hisler de nöbetlerinizin tanısının oluşturulmasında önemli ipuçları verebilir.

 

Kan Tahlilleri
Doktorun sizden istediği kan tahlilleri genellikle vücudunuzun genel durumu hakkında bilgi almak, yani karaciğeriniz, böbrekleriniz ve kan hücrelerinizin doğru çalışıp çalışmadığını anlamak içindir. Yine bu tahlil sonuçlarına göre vücudunuzda bir enfeksiyon, vitamin eksikliği veya zehirlenme hali olup olmadığı da anlaşılır.
Eğer geçirdiğiniz nöbetlerin beyinde, beyin zarında bir enfeksiyondan ya da beyin kanamasından kaynaklandığı düşünülürse beyin-omurilik sıvısının incelenmesi gereklidir, bunun için belinizden az miktarda su alınması gerekebilir.
Bu tahlillerin sonucunda nöbetlerinizin sebebi ortaya çıkarılabilir ve örneğin sebep enfeksiyonsa, enfeksiyonun kısa süre içinde tedavisiyle nöbetler de düzelir. Kan tahlili istenmesinin bir başka sebebi de kullanmakta olduğunuz epilepsi ilacının kandaki düzeyinin ölçülmesidir. Çünkü doktorunuz bir yandan nöbetleri kontrol altında tutacak miktarda ilaçla tedavi yaparken, bir yandan da verdiği ilaç dozunun sizde yan etkiye neden olmasını engellemek zorundadır.

EEG (Elektroensefalogram) Testleri
EEG (Elektroensefalogram) beyindeki elektrik aktiviteyi bir dizi dalgalı çizgiye dönüştürerek kaydeden bir makinedir. EEG testi, beyninizdeki elektrik aktivitede nöbete yol açabilecek, devam eden düzensizlikler olup olmadığını görmek için istenir.
Bu testin yapılması için elektrod denen ince telli, küçük metal diskler kafa derisine yapıştırılır. Eiektrodlar testin sonuçlarını kaydeden bir bilgisayara bağlanır. Eiektrodlar beyindeki sinir hücrelerinin ürettiği ince elektrik yükleri yakalarlar ve bunları kaydedilmesi için bilgisayara iletirler. Sonuçta bir dizi dalgalı ya da sivri uçlu çizgi ortaya çıkar. Kayıtlar kağıda da basılabilir. Beyindeki normal elektrik aktivite, nöbetler sırasında görülen aktivite ve nöbet geçirmemiş olsanız bile nöbetler için risk İşareti olan anormal dalgalar, bilinen, tanınabilen şekiller oluşturur. Bu şekillerin diken dalga, keskin dalga, yavaş dalgalar gibi isimleri vardır. Bu dalgaların yeri, nöbetinizin beynin neresinden başladığını gösterebilir ve doktorunuza bu dalgalara bakarak size hangi ilacın daha iyi geleceğini tahmin edebilir. EEG testi yaptırmanın herhangi bir tehlikesi yoktur, ağrısızdır, makine sizi elektrik şokundan koruyacak özellikler taşır. EEG çekilirken makine beyninizi ve düşüncelerinizi okuyamaz, zekayı ölçmez, zihinsel ya da duygusal rahatsızlıkları ortaya çıkaramaz. Testin tedavi edici bir özelliği de yoktur. Test ortalama 30-40 dakika sürer, eğer uyku sırasında yapılması gerekliyse daha uzun zaman alır.

Beynin görüntülenmesi
Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), bilgisayarlı tomografi (BT), anjiografi gibi teknikler, beynin yapısı ve iç kısmıyla ilgili bilgi verir. Bu testler, beyinde tümör, kan pıhtısı, kötü iyileşmiş eski bir yara dokusu, beynin yapısında bozukluklar olup olmadığını gösterir.

Epilepsinin Tedavisi
Epilepsinin tedavisini nöroloji uzmanları ve çocuk nörolojisi uzmanları yapar.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Epilepsinin tedavisi nöbetlerin gelmesini önlemeye yöneliktir ve mutlaka doktor kontrolunda yapılmalıdır. Tedavi yöntemleri ilaç kullanmak, cerrahi tedaviler, vagus siniri denilen bir sinirin pille uyarılması ve özel diyetlerden oluşur. En yaygın kullanılan tedavi biçimi ilaçların düzenli ve uzun süreli kullanılmasıdır. Farklı nöbet tipleri için farklı ilaçlar kullanılır ve bir hastaya iyi gelen ilaç diğeri için uygun olmayabilir.

İlaçlar epilepsiyi tedavi eder mi?
Penisilinlerin bir enfeksiyonu tedavi edebildiği anlamda değil ama epilepsisi olan pek çok hastada ilaçların düzenli ve en az 1-2 yıl gibi uzun sürelerle kullanılması nöbetlerin gelmesini önler. Uzun süre nöbet gelmezse doktor ilaç kullanmadan da nöbetlerin gelip gelmeyeceğini kontrol etmek için ilaçların yavaş yavaş kesilmesini önerebilir. Doktor önerisi olmadan ilaçları hastanın denemek amacıyla kendi kendine kesmesi nöbetleri tetikleyebileceği için çok tehlikeli olabilir. Pek çok epilepsi hastasının ilaçları yıllar boyunca kullanması gereklidir.

Epilepsi ilaçları bağımlılık yapar mı?
Bu mümkün değildir. Epilepsi ilaçlarını alan kişi nöbetleri önlediği için İlaçlara bağlıdır. Eğer ilaçlarını almayı aniden bırakırsa nöbet tekrar, hatta seri nöbetler halinde gelebilir.

Epilepside ne zaman cerrahi tedavi yapılır?
Eğer ilaç tedavisiyle nöbetler kontrol edilemezse ve nöbetler beynin sınırlı bir bölgesinden kaynaklanıyorsa o zaman cerrahi tedavi uygulanması düşünülebilir. Ayrıntılı incelemelerle cerrahi olarak çıkarılması gereken, yani nöbetlerin kaynaklandığı bölgenin sınırları belirlenebilirse bu bölümün çıkarılmasıyla ameliyattan sonra nöbetler duracak ya da önemli ölçüde azalacaktır. Cerrahi tedaviden önce ameliyatın riskleri de belirlenir ve eğer ameliyattan görülecek yarar, ameliyatın getireceği risklerden daha fazlaysa ameliyatın uygulanmasına karar verilir.

Epilepsi tedavisinde nasıl bir diyet uygulanır?
Epilepsi hastalarının yeme-içmesinin bir özelliği yoktur. İlaç tedavisiyle nöbetleri kontrol altına alınamayan bazı hastalarda tedavi amacıyla "ketojenik diyet" denilen özel bir diyet uygulanabilir. Ketojenik diyet çok sıkı bir diyettir; kalori kısıtlaması vardır, çok yüksek yağ ve çok düşük karbonhidrat içerir. Bu diyet, diğer tedavilerde olduğu gibi doktor tarafından reçetelenmeli ve takip edilmelidir. Başka diyet tiplerinin epilepsili hastalara yararlı olduğu hakkında bir kanıt yoktur.

Fazladan vitamin ve mineral kullanmak nöbetleri önleyebilir mi?
Hayır önlemez, doktor önerisi olmadan yüksek dozda vitamin almak sakıncalıdır. Nöbet ilaçlarının yan etkisiyle ortaya çıkabilen vitamin kaybı için doktorun önereceği, tamamlayıcı gündelik bir multivitamin kullanılabilir.

Vagus sinirinin pille uyarılması nasıl bir tedavidir?

Vagus sinirinin uyarılması (VNS) boyundaki geniş bir sinir olan vagusun yardımıyla elektrik boşalımlarının beyin İçine gönderildiği bir tedavi tipidir. Bu elektrik enerjisi göğüs derisinin altına yerleştirilen metal bir para büyüklüğünde bir pilden gelir.

 

Epilepside günlük yaşam
Epilepsi zekayı etkiler mî?

Epilepsiyle zeka arasında doğrudan bir bağlantı yoktur. Epilepsili kişilerde de zeka normal kişilerde olduğu gibidir. Normal zekaya sahip epilepsili çocukların bazılarında okul başarısı beklendiği kadar iyi olmayabilir. Bu durumun sebepleri şunlar olabilir:

  1. Çocuk dışardan bakıldığında pek farkedilmeyen ama dikkat ve hafızayı bozan küçük nöbetler geçiriyordur.
  2. Kullanılan epilepsi ilaçları beyin fonksiyonlarını aksatıyordur.

Bazen de epilepsiye sebep olan durum aynı zamanda öğrenme yetersizliği de yaratıyordur; yani öğrenme güçlüğünün sebebi epilepsi değildir ama hem epilepsi, hem de öğrenme güçlüğü aynı sebebe bağlıdır.

Epilepsi Zaman İçinde Düzelma İhtimali Var mıdır?
Çocukluk yaşlarında başlayan bütün epilepsiler ergenlik döneminde düzelmez. Sadece tipik nöbet özellikleri ve EEG bulgularıyla tanınabilen iyi huylu çocukluk çağı epilepsilerinde nöbetlerin ergenlik döneminden sonra kaybolacağı daha net söylenebilir. Diğer epilepsilerin yıllar içinde nasıl bir seyir İzleyeceğine hastanın takipleri sırasında karar vermek mümkün olur.

Epilepsi yaş ilerdikçe kötüleşir mi?
Nöbetleri beyin tümörü gibi bir sebebe bağlı değilse genellikle kötüleşmez. Tersine yaş ilerdikçe nöbet sıklığı azalabilir. Yine de bu durum genel bir kural değildir, ilk nöbetlerin ileri yaşlarda ortaya çıktığı epilepsi hastaları da vardır.

EPİLEPSİ RUHSAL HASTALIKLARLA BAĞLANTILI MIDIR?
Epilepsiyle ruhsal hastalıklar birbirinden ayrı durumlardır ama bu durumların aynı kişide birlikte bulunma ihtimali yüksektir. Nöbetlerini görüntü ve ses halüsinasyonları görmek şeklinde geçiren bazı kişiler ruhsal bir hastalıkları olabileceğini düşünerek korkabilirler; oysa geçirilen bu tür nöbetler de sadece beyindeki elektrik aktivite düzensizliğinden kaynaklanmaktadır. Bazen epilepsili olmak da psikolojik olarak kaygı haline yol açıp ruhsal durumu olumsuz etkileyebilir.

Epilepsi hastalığı olan kişi çalışabilir mi?
Evet. Nöbetleri tamamen kontrol altında olanlar hemen hemen her işi yapabileceği gibi, nöbetleri devam eden hastalar da girecekleri işin riskleri değerlendirilerek, yani yapacakları iş nöbetler için bir risk oluşturmuyorsa pek çok iş kolunda çalışabilirler.

Epilepsili olan kişiler alkol alabilir mi?
Yoğun alkol kullanılması nöbetlerin kötüleşmesine yol açar. Nöbetlerin gelmesini engelleyici ilaçlar kullanan hastalarda da alkol almak risk yaratır. Doktorların çoğu epilepsili hastalarına alkolden tamamen uzak durmayı önerir.

Epilepsisi olan askerlik yapabilir mi?
Ülkemizde askerlik hizmeti bakımından epilepsi hastalarının durumu Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yönetmeliği ile belirlenmiştir. Yönetmeliğin 12. maddesi askerlik çağında er ya da erbaş olacak erkeklerin epilepsi hastalığı bakımından askeri hastanelerden alınacak sağlık kurulu raporlarına bağlı olarak değerlendirilmelerini yapmaktadır.

Epilepsisi olanlar spor yapabilir mi?
Bu sorunun cevabı nöbetlerin ne kadar kontrol altında olduğuna, sporun türüne ve doktorun önerisine bağlı olmakla birlikte genellikle evettir.

 

Epilepsi, akıl hastalığı değildir!
Epilepsi bulaşıcı bir hastalık değildir!
Epilepsi her yaşta görülebilir!
Epilepsinin tedavisinde en önemli konu, sürekli ve düzenli ilaç kullanımıdır!

 

EPİLEPSİ TEDAVİSİNDE İLAÇ KULLANIMI

 
 

 

İletişim Bilgileri

Gsm: 0537 573 33 11 Fax:212 635 08 40

Tüm Hakları suBRosa A.Ş' ye Aittir.